Hep diyoruz sahte sağcı ve sahte solculara, sahte milliyetçi ve sahte anti-milliyetçilere rağmen, yani sahte ocu-buculuk ile Atatürk'ü yanlış tanımamıza yol açanlara rağmen Atatürk hem gerçek bir dindar ve hem de iyi bir vatanperverdir. Kimse Atatürk'ü tek kendi düşüncesine göre kullanıp topluma sunmasın artık.
Dünyada Radyodan İlk Kez Canlı Yayından Mevlüt Okunması Emrini Veren Gazi Mustafa Kemal.
"Sultanahmet Camii’ndeki büyük ilgiden birkaç gün sonra Atatürk beni çağırtıp, “Sultanahmet Camii’ndeki dini merasim çok güzel olmuş ve halkta çok ilgi göstermiş. Bunu daha büyük bir camide yapıp (radyo ile) bütün ülkeye dinletelim, ne dersiniz?” dediler. “Emredersiniz Paşam” dedim. Hemen emir verip hazırlıkları başlattı.
Ben de 1932 yılı Ramazanın 26. Kadir gecesi olan gecede, o zaman cami olan Ayasofya’da yapılacak mevlit için hazırlıklara başladım. , Hafız Yaşar Okuyan olarak, Altı kişilik hafızlar grubunu, Hafız Burhan, Beşiktaşlı Hafız Rıza, Beylerbeyi Hafız Fahri, Muallim Hafız Nuri, Sultan Selimli Rıza olarak da seçtim. Ayrıca, yirmi hafız daha seçerek kadroyu tamamladım.
O gün, akşam namazından sonra camide okunup radyo ile yayınlanacak mevlit nedeniyle, cami içinde ve dışında mahşeri bir kalabalık vardı. Bu mevlit, İslam âleminde ilk defa radyo ile yayınlanacaktı.
Teravi namazından sonra ilâhi ve ayin-i şerif okundu. Caminin her tarafına hoparlörler konulduğu için, bu dini ses, herkesi ürpertecek yükseklikte, cami içine ve dışına yayılıyordu.
Hele, yirmi hafızın okuduğu mevlit pek mükemmel olmuş, halk âdeta bu coşkulu ve yüksek sesle kendinden geçmiş, âdeta sarhoş olmuşlardı.
Atatürk bu mükemmel mevlidi radyoları başında dinlemiş ve bütün hafızları ertesi akşam iftar yemeğine davet etmişlerdi.
Ertesi gün bütün hafızlar toplanıp Dolmabahçe Sarayı’na gittik. Sarayın üst katında mükemmel bir iftar sofrası hazırlanmıştı. Atatürk’te bizlerle beraber sofraya oturdular. Birlikte yemek yedik.
Paşa bütün hafızlara teker teker iltifatta bulundular. Sonra da, “Dünkü dinî merasimi bende radyodan dinledim. Fevkalade memnun oldum. Hepiniz ayrı ayrı büyük başarı gösterdiniz, teşekkür ederim” buyurdular.
Yemek bitince bütün hafızlara tek tek Kur’an okutup dinlediler. Sonra hafızları baş yaverin odasına götürdüm. Her birine ayrı ayrı zarflara konulmuş yirmişer lira para verildi ve geç saatlerde otomobillerle evlerimize gönderildik. "
Hafız Yaşar Okuyan, 1932 , Sultan Ahmet, İstanbul.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder