Etrafınızda fark ettiyseniz bilinçli olarak ayrıştırıcı yazılar, resimler vs. var. Bu oyunlara gelmeyelim. Düşün .
Yaradanımız da Dinimiz de Devletimiz de Dilimiz de Tarihimiz de evet bir. Ama kim olursa olsun, hiç fark etmez; yazar olsun, sanatçı olsun, aydın olsun, vatandaş olsun, önemli değil. Bir takım çıkarlar elde etmek, reklam yapmak, adının konuşulmasını sağlamak, küçük ve basit menfaatler elde etmek, polemik yapıp bundan keyif almak veyahut bir takım şemsiyeler adı altında ( Rozet Atatürkçülüğü veya Gösteriş Osmanlıcılığı veya menfaat dindarlığı, Amerikan dinciliği vs.) kimliğini belli etmeden amaçsızca veya bilinçli olarak millet ve memleket düşmanlığını yapmak vs. için, vatanımıza ve tüm güzel değerlerimize çok, ama çok yazık ediyoruz. Başka vatan yok artık. Bunu herkesin bilmesi lazım. Bu gemi batarsa , adınızın önüne veya sonuna gelen sıfatların, yaptığınız verdi- veriştirdi kutuplaşma hesaplarının, menfaatlerinin hiçbir manası ve önemi olmaz. Hepimiz okyanusa akar, orada boğularak ölürûz. Nokta. Evet, 1979'da Afganistan işgal edildiğinde ilk işgal edilen yer Atamız Selçuklu'nun ilk başkenti Herat oldu. Yunanlılar, Anadolu'da işgale başlayıp önce Ertuğrul Gazi'nin Bursa'daki Türbesi'ni tahrip edip kurşunladı. Bugün gidin Yunan'ın kurşun izleri hala duruyor orada. Kurtuluş Savaşı bu değerlerimizi korumak için Dinimizi, Dilimizi, Kültürümüzü, Tarihimizî Yunan ve Ingilize teslim etmemek için verildi. Yunan, kaçarken bile Batı Anadolu'daki birçok şehrimizi yaktı. Tabi camilerimizi, kütüphanelerimizi, türbelerimizi, tarihimize ait tüm kültürel ve milli kutsallarımızı, yapılarımızı yaktı ve geçti. Sultan Abdülhamit Han der ki : " Her şeyin altında Ingiliz var" Birbirimizle uğraşmaktan evet, tarihimizi, milli tüm değerlerimizi, kültürümüzü, Osmanlı Devleti'ni yıkanın Ingilizler olduğunu; aynı nedenlerin aynı sonuçları verdiğini; bugün de Ingilizlerin veya Anglosaksonların, Türkiye için de aynı oyunları oynayarak, bölmeye; ardından parçalara ayırıp yutmaya çalıştığını bile unutup, nelerle uğraşmaya başladık. Bugün de her tarafta rengini belli etmeyen bir Ingiliz- amerikan-cılar var. Eğer ayrıştırmaya devam edersek , önce bölünecek ve sonra küçük parçalara ayrılıp ardından işgal edileceğiz. Değerlerimize sahip olmamız lazım.
Selçuklu da bizim, Osmanlı da, Türkiye de bizim. Birileri oculukla- buculukla ayrıştırma derdinde. Ne önemi var. Bugün bir Devlet varsa Allah; Bizi bugüne getiren Herkesten Gazi Paşa Atatürk'ten de, Sultan Han ll. Abdülhamit' ten de, Kanuni Sultan 2. Süleyman'da da, Yavuz Sultan ll. Selim'den de de Fatih Sultan ll. Mehmet'ten de kurucu Osman Bey ve Süleyman Şah ve Selçuk ve Tuğrul Beyler'e kadar ve daha sayamadıgım nicelerine kadar Allah; Hepsinden razı olsun, Hepsinin ayrı ayrı mekanını cennet eylesin. . Atatürk de bizim Abdülhamid de bizim Mimar Sinan da bizim, Mehmet Akif de bizim, Yunus Emre de bizim, Ahmet Yesevi de, Keloğlan da bizim, Nasrettin Hoca da bizim, Alparslan da bizim, Ertuğrul Bey de bizim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu da bizim, Evliya Çelebi de bizim, Oktay Sinanoğlu da bizim, Aziz Sancar da bizim, Fatma Aliye de bizim, Cahit Arf de bizim, Tonyukuk da Nizamul mülk de Akşemsettin de Soluklu Mehmet de Köprülü de bizim, Faruk Nafiz de bizim, Ziya Gökalp de Necip Fazıl da bizim, Tuman Han da Mete de, Bumin Kaan da , Atilla da, İbni Sina da Bizim, Harezm de Bizim, Farabi de Bizim, Ismail Gaspıralı da Bizim, Doktor Sadık Ahmet de Bizim, Karamanoğlu Mehmet Bey de Bizim, Edip Ahmet de Bizim,
Bizim, Hoca Ahmet de, Pir Sultan da, Hoca Dehhani, Kaşgarlı Mahmut da, Gazneli Mahmut da, 2. Mahmut da , Mahmut Esat Bozkurt da bizim; bizim olmayanlar ve bizimle olmayanlar; bu değerleri kabul etmeyen, böl yönet mantığı ile ayrıştıranlar, Tek Devlet, tek Millet olmasını istemeyenlerdir , basit menfaat peşinde olanlardır... LÜTFEN DİKKAT EDELİM , TEK DEVLETİMİZ KALDI. BAŞKA BİR DEVLET YOK. Böyle kışkırtıcı ve ayrıştırıcı oyunlara gelmeyelim. ÖNCE VATAN YAHU. BİTTİ. Bu da ikinci nokta.
https://m.facebook.com/turkhars/about/?_rdr https://turkhars.blogspot.com.tr/?m=1
25 Aralık 2018 Salı
14 Aralık 2018 Cuma
Üniversiteli İşsizler
Bazen yaşlılar, yetişkinler veya aile yakınları, akrabalar... üniversiteyi yeni bitirmiş veye hayata tutunmaya çalışan okumuş gençleri yakalayınca soruyorlar :
- Üniversiteyi bitirdin, şimdi ne yapıyorsun?
-Üniversiteyi bitirdin, o kadar okudun hala (memur/öğretmen/kendi işinin patronu vs.) atanamadın mı, bir yere giremedin mi?
-Üniversiteyi bitirdin iş arıyorsun ha! İyiki okumamışım, haklı değil miyim?
Sorular çoğaltılabilir.
Gençler ne yazıkki böyle sorularla karşılaşıyor. Gençleri eleştirip bundan keyif alan insanlar üniversiteli işsizler nasıl işsiz kalıyorsunuz diye soruyorlar da; neden diye sormuyorlar. Gerçek konu budur.
Atatürk'ün öldüğü günden başlamak üzere özellikle de 1980 yılından itibaren ülkemizde bir anda tarım bitirildi, hayvancılık bitirildi, sanayisiz kalkınma modeli olan turizm özendirildi. Ağır sanayi teşebbüsleri birden durduruldu, kumaş gibi, tekstil gibi hafif sanayi üzerinde kurulu bir sistem oluşturuldu.
Türkiye'de önemli hafif ve ağır sanayinin durdurulması, aynı zamanda üniversitelerin araştırma, bilim ve tekniğin bitirilmesi suretiyle şayi kuracak, teknoloji geliştirecek insan gücünün engellenmesi "muz iktisâdiyatı"na dönüşümü hazırladı.
Avrupa'dan makine alacağız. Kumaş dokuyacağız; Avrupa'ya satacağız. Şimdiye kadar dokuma tezgahlan için verilmiş olan döviz dışarıya satılan tüm dokuma ürünlerinden alınan dövizden daha fazla imiş! . Nitekim dokuma ürünlerini de, "Çin, Pakistan'dan daha ucuza alırız." dediler. Dokuma ürünlerini de almadılar ya da kota koydular. Turizmi de 2 günde 2 kelime ile durdurdular. Bir yerde bomba patlatıp 3 Avrupa ülkesi vatandaşlarına "Türkiye'ye gitmek tehlikelidir." der ve gezim durur. Bunların üstüne iktisat kurulur mu?
Üzülerek söylüyorum, Türkiye'de artık gençlerin yöneleceği meslek sahaları kalmamıştır. Üniversiteyi veya iki yıllık yüksekokulu bitirmiş çoğunluk okuduğu alanla alakalı bir meslekte çalışmıyor artık. Sosyal bilimler başta olmak üzere fen bilimlerinde, Mühendisler, elektrik, makine gibi bölümlerde, hele de temel bilimlerde öğrenim görenler meslekleriyle hiç alâkalı olmayan işlerle uğraşmak zorunda kalıyorlar.
Bir tanesi ODTÜ Makine'den mezun taksi şoförlüğü yapıyor. Taksisine de üstü Amerikan bayraklı Noel ağacı süsü asmış. İngilizce eğitimin faydası. Bir diğeri İstanbul Üniversitesi Edebiyat mezunu pazarda domates satıyor. Bir başkası alakasız bir meslekte sözleşmeli işçi, bir kısmı iş arıyor. Bu yüzden eleştiricile tavsiyemdir; artık soruları nasıl diye değil de neden niye sorun. İnanın doğru sorular doğru cevaplara ulaştırır.
- Üniversiteyi bitirdin, şimdi ne yapıyorsun?
-Üniversiteyi bitirdin, o kadar okudun hala (memur/öğretmen/kendi işinin patronu vs.) atanamadın mı, bir yere giremedin mi?
-Üniversiteyi bitirdin iş arıyorsun ha! İyiki okumamışım, haklı değil miyim?
Sorular çoğaltılabilir.
Gençler ne yazıkki böyle sorularla karşılaşıyor. Gençleri eleştirip bundan keyif alan insanlar üniversiteli işsizler nasıl işsiz kalıyorsunuz diye soruyorlar da; neden diye sormuyorlar. Gerçek konu budur.
Atatürk'ün öldüğü günden başlamak üzere özellikle de 1980 yılından itibaren ülkemizde bir anda tarım bitirildi, hayvancılık bitirildi, sanayisiz kalkınma modeli olan turizm özendirildi. Ağır sanayi teşebbüsleri birden durduruldu, kumaş gibi, tekstil gibi hafif sanayi üzerinde kurulu bir sistem oluşturuldu.
Türkiye'de önemli hafif ve ağır sanayinin durdurulması, aynı zamanda üniversitelerin araştırma, bilim ve tekniğin bitirilmesi suretiyle şayi kuracak, teknoloji geliştirecek insan gücünün engellenmesi "muz iktisâdiyatı"na dönüşümü hazırladı.
Avrupa'dan makine alacağız. Kumaş dokuyacağız; Avrupa'ya satacağız. Şimdiye kadar dokuma tezgahlan için verilmiş olan döviz dışarıya satılan tüm dokuma ürünlerinden alınan dövizden daha fazla imiş! . Nitekim dokuma ürünlerini de, "Çin, Pakistan'dan daha ucuza alırız." dediler. Dokuma ürünlerini de almadılar ya da kota koydular. Turizmi de 2 günde 2 kelime ile durdurdular. Bir yerde bomba patlatıp 3 Avrupa ülkesi vatandaşlarına "Türkiye'ye gitmek tehlikelidir." der ve gezim durur. Bunların üstüne iktisat kurulur mu?
Üzülerek söylüyorum, Türkiye'de artık gençlerin yöneleceği meslek sahaları kalmamıştır. Üniversiteyi veya iki yıllık yüksekokulu bitirmiş çoğunluk okuduğu alanla alakalı bir meslekte çalışmıyor artık. Sosyal bilimler başta olmak üzere fen bilimlerinde, Mühendisler, elektrik, makine gibi bölümlerde, hele de temel bilimlerde öğrenim görenler meslekleriyle hiç alâkalı olmayan işlerle uğraşmak zorunda kalıyorlar.
Bir tanesi ODTÜ Makine'den mezun taksi şoförlüğü yapıyor. Taksisine de üstü Amerikan bayraklı Noel ağacı süsü asmış. İngilizce eğitimin faydası. Bir diğeri İstanbul Üniversitesi Edebiyat mezunu pazarda domates satıyor. Bir başkası alakasız bir meslekte sözleşmeli işçi, bir kısmı iş arıyor. Bu yüzden eleştiricile tavsiyemdir; artık soruları nasıl diye değil de neden niye sorun. İnanın doğru sorular doğru cevaplara ulaştırır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hz. Muhammed (SAV) Türk mü?
TÜRKLER ASKERİ BECERİLERİ SAYESİNDE HER YERDE ADINDAN SÖZ ETTİRMİŞTİR. İŞTE KÂBE İÇİN GÜVENLİK SAĞLAYAN TÜRK AİLESİ: HAŞİMİ OĞULLARI. BU B...
-
Bizler en az 10000 yıllık tarih, kültür ve dili olan Türk milletiyiz. Hz.Nuh evlâdı Yasefin oğlu olan Türkleriz yani Hz. Nuhun torunu olan T...
-
TÜRKLER ASKERİ BECERİLERİ SAYESİNDE HER YERDE ADINDAN SÖZ ETTİRMİŞTİR. İŞTE KÂBE İÇİN GÜVENLİK SAĞLAYAN TÜRK AİLESİ: HAŞİMİ OĞULLARI. BU B...
-
Çok uzun ama, tarihe meraklı arkadaşlar ve herkes okumalı. Atatürk'ün 4 ciltlik tarih kitaplarında ne vardı; niye kaldırılmıştı? Kimi ...
