"...Bu güzel coğrafyada esbabını değil, aklını güzelleştiren, Devletin menfaatlerini kendi menfaatlerinin üstünde tutan ve çok çalışan gençler görmek istiyorum..."
ATATÜRK'ÜN HİÇBİR TARİH KİTABINDA PEK YER EDEMEMİŞ YAZISI: Kadınlar için de erkekler için var, bu yazıda gerçek Türk kadınına uyarıları olmuştu.
Atatürk'ten sonra ve günümüzde ya özellikle Batılılaşmak ya da Ortadoğululaşmak şeklinde doğru olmayan bir kültürel ve sosyal anlayış ortaya çıktı. Oysaki Atatürk kesinlikle ne Batı ne de Ortadoğu olmak istemedi. Kesinlikle...
Doğu kültürü ile Türk kültürünün ortak yönleri ile daha çok ilgileniyor ve özellikle kendi özümüze dönmemizi ve kendi kültürümüz ile Batıya karşı, Batıya rağmen çağdaşlaşmamızı istiyordu. Doğu milletlerinin sömürülen olmaktan kurtulup kendi kültürleri ile yaşamasını istiyordu. Tıpkı insanlık düşmanlarından temizlenen Türk kültürünün kurtulduğu gibi.
Türk toplumunun öz değerlerine büyük önem veriyordu. Öz değerlerin temelinde yer alan ve Türk tarihinde büyük başbuğlar büyüten gerçek Türk kadınının akıl çizgisi içinde geleneksel duruşuna pek mühim derecede önem veriyordu. Özellikle kadına ve kadın haklarına yönelik atılımlar yaparken iki şeye dikkat ediyordu : akıl ve öz.
Atatürk, gerçek bir Türk hanımefendisinin her şeyden önce aklını güzelleştirmesinin kıyafetini güzelleştirmekten daha önemli olduğunun altını çiziyor, kadın hakları konusundaki değişimi gerçekleştirirken ancak Türk geleneklerine uygun değişimin olmasını, yabancılaşmaya yol açmaması konusunda Türk kadınını uyarmayı da ihmal etmiyordu. Bizzat kendisinin şu ifadelerini dikkatlice okuyun derim. 1938 yılından beri hiçbir tarih kitabında yer almamıştır. Atatürk'ün karşıtı olan Batılılaşma adına hep üstü örtülmüştür.
Gazi Paşa :
"Tarih ve olayların tanıklığı ile bilinir ki, büyük Atalarımız ve onların Anaları, gerçekten büyük erdem göstermişler, değerli evlatlar yetiştirmişlerdir.Türk ulusunun yalnız Asya'da değil, Avrupa'da görkemli atılımlar yapması; atalarımızın daha beşikten başlayarak çocuklarının ruhuna mertlik ve erdem aşılamaları sayesindedir...Türk kadınını erkekler tarafından hayattan, dünyadan, insanlıktan, işten güçten uzak tutulduğunu söyleyenler vardır. Oysa gerçek böyle midir? Türk kadınını böyle görmek, Türk kadınını görmemektir. Kadınlarımızın hakkındaki yanılgıya, giyinme biçiminden kaynaklanan şu iki tür zıt yöndeki aşırılık neden oluyor...
Özellikle büyük şehirlerimizde giyinme biçimimiz bizim olmaktan çıkmıştır... Ya ne olduğunu bilmeyen, çok kapalı, çok karanlık bir dış görünüş; ya da Avrupa'nın en serbest balolarında bile dış kıyafet olarak giyilemeyecek kadar açık bir giyim... Milli tavırlarımızın ve hareketlerinizin insanı olmayan her iki biçimi de dinimizin emri dışındadır. Her ikisi de kötü tesirden, hayatımıza kötülük yapmaktan geri değildir. Dinimiz kadını her iki aşırılıktan da tenzih eder... Giyinme biçiminde aşırılığa varanlar, ölçüyü kaçıranlar; ile Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir ki, her milletin kendine özgü gelenekleri, kendine özgü töresi ve milli özellikleri var..."1
Atatürk hayatı boyunca Türk kültürünün korunması ve büyümesi için uğraşmış, Türk kültürünün korunup büyümesini de İslam medeniyetinin ayakta kalması olarak görmüştü. Bu hususta gerek Türk kültürünü benimseyen ve sahiplenen kadına olsun gerek erkeğe olsun ciddi uyarılarda bulunmuştu.
Kadınımızın ve erkeğimizin kesinlikle Batılı veya Ortadoğulu olmadan kendi özünde hem Türk kültürünü hem İslam medeniyetini insanlık düşmanlarından korumasını, özellikle Batıya karşı Kendi kültürü içinde çağdaşlaşmasını istiyordu. Bunu başarmak için insanlarımızın geleneklerinde ölçüyü koruyup çok çalışması gerektiğini söylüyordu.
Ne yazık ki herkes kendi yaşam tarzına göre Atatürk'ü kullandı. Kafasını Batıya adamış, mankurtlaşmış, Türk kültürünü bilmeyen beyinler yaşam biçimini Atatürk ile sağlamlaştırmak için Atatürk Batıcı, çağdaşlık Batı'da, dedi. Diğeri tam zıttını, dedi. Vs vs.
Yani Oculuk buculuk ile Gazi Paşa'nın Türk kültürünü bilen, Türk töresini ve özünü koruyan, bu kültürü benimseyenlerin çok çalışmasını isteyen gerçek milliyetçi, vatansever yanı unutturuldu. Yaşam biçimine göre kullanıldı sahtesi.
İnanın Türk tarihini, kültürünü ve dilini araştırdıkça gerçek Atatürk'ü tanıyor ve hayran oluyorsunuz. En başta da insanlık düşmanı devletlere karşı dünyadaki mazlum ulusların özgüveni kazanmasında Atatürk'ü örnek aldığını öğrenmeniz, en az 12000 yıllık bir tarihi olan Türk kültürünün bu güzel coğrafyadan atılmasına ve sonra da 40000 parçaya ayrılmasına mani olmasını görmeniz ve umumi anlamda İslam medeniyetini İnsanlık düşmanı devletlerine karşı korumasını idrak etmeniz buna yetiyor.
Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15.C, Kaynak Yay., İstanbul 2005, s.246.
Biri Atatürk'ün gerçek düşüncelerinin resmini ifade ediyor, diğeri de Onu yaşam biçimi yapanların temsili Atatürk resmini.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder