Gazi Mustafa Kemal Atatürk Latife Hanım'la ayrılmakla en doğru kararı verdiğini düşünüyor musunuz?
Ben düşünüyorum.
Adama yapmadığını bırakmamış.
Yaklaşık 2.5 yıl içinde ömründen ömür almıştı.
Zaten Gazi'nin annesi Rahmetli Zübeyde Hanım da kız istemeye gittiklerinde bu işin oğlu için yanlış olduğunu söylemişti. Keza Latife Hanım'ın İzmir'deki evine gelin kız olarak Latife'yi görmeye gittiğinde(kalıp yakından tanıdı) oğlunun en yakın arkadaşı Salih Bozok 'a :
"Bak evlatçığım!.. On gün var oturuyoruz bu kızcağızın evinde... Benim tutmadı gözüm bu işi... İyidir, hoştur bu kız... İllem, Kendisi de bilmez ''oğlumu'' sevdiğini; O, sever Kemal Kemal Paşa'yı!..(Paşa'nın şöhretini demek istiyor)... Sen beni çabuk götür evlatçığım Ankara'ya. Söyleyeyim Mustafa'ya ''Bu iş olmaz!'' demişti.
Ama ömrü vefa etmedi; Çok hastaydı Ankara'ya gidip söyleyemedi; Salih Bozok'a vasiyet etti; Sahil Bey ise anılarında "Bu durumu Gazi'ye asla söylemeye cesaret edemedim..." demişti.
Neticede Gazi Paşa ile Latife Hanım evlendi..... .
Ama Gazi Paşa için mutlu bir evlilik olmamış, Zübeyde Hanım haklı çıkmıştı.
Yine Nezihe Araz' ın Mustafa Kemal'le 1000 gün" kitabında anlatıldığına göre, Latife Hanım' ın babasının tespiti şöyleydi:
"Bu kız, kendisinin Cumhurbaşkanı eşi olduğunu unutmuyor; ama Eşinin Cumhurbaşkanı olduğunu unutuyordu; hırçındır, kıskançtır; ama bedelini vakur bir sessizlik içinde yaşayarak ve yaşlanarak ödemiştir." demiş ve Zübeyde Hanımın düşüncesini haklı çıkarmıştı.
Atatürk : " Yedi cihanla mücadele ettim; bir kadınla mücadele edemedim....."
(Latife Hanım'ın Kendisine karşı sert tavrına karşı kızdığı bir zamanda...)
Keza bir örnek verirsek ki böyle 40000 durum vardı...
93 yıl önce, neredeyse bugünler, Temmuz ayının başları…
Yer; Ankara Çankaya Köşkü…
Atatürk konuklarını ağırlıyor…Bir aralık konu Gazi’nin evlenmesine geliyor…Konuşulurken Latife Hanım, iç geçiriyor:
“Ah, böylece yüksek tahsilim yarıda kaldı” diyor… Gazi’nin yüzü birdenbire asılıyor… "İstersen tamamlayabilirsin" diyor Gazi.. İlk kırılma böyle başlıyor...
21 Temmuz 1925 gecesi…
Köşk’e geç saatlerde dönen Gazi, kendisini karşılayan askerle konuşuyordu… Bahçedekiler, Gazi’nin anlattıklarına coşku ve kahkaha ile karşılık verince, balkonda yapayalnız bekleyen kadının sabrı tükendi, “Uşakızade Öfkesi” bir anda patladı… Bütün söz vermeler, frenler, iyi niyetler unutuldu ve hırçın, öfkeli, acımasız bir ses balkondan aşağıya döküldü:
“Kemal! Gel artık buraya! Yetti! Mahalle arkadaşların yetmiyormuş gibi şimdi de Köşk’ün nöbetçileriyle mi ahbaplık ediyorsun?”
Mustafa Kemal, Latife Hanım’ın yanına uğramadan bir odaya girdi ve kapısını kapattı… Telefonla, “Bana Kılıç Ali ile Salih’i (Bozok) bulun” dedi… İki eski arkadaş, Gazi’yi görür görmez durumu anladılar… Karşılarında sanki alevi onları bile yakan bir yanardağ vardı… Gazi; “Beyler bu iş bitti” dedi ve gerisini şöyle getirdi:
“Latife Hanım beni, kendisine hiç yakışmayan bir edayla muhafız polislerin, sofracıların, posta erlerinin önünde, şahsiyetimle bağdaşmayacak saygısız ve tedirgin edici bir tavırla son derece rahatsız etti… Bu iş burada bitmiştir… Siz İsmet Paşa ile görüşüp gereği neyse yapacaksınız…”
Atatürk, topu topu 2 yıl, 5 ay, 5 gün…Yani, toplam 912 gün evli kaldığı İzmirli Latife Hanım’ı babaevine gönderirken, boşanmaya karar verdiği hayat arkadaşı için 22 Temmuz 1925 gecesi çok zarif bir “veda mektubu” kaleme aldı:
“Latife, Sinirli ve acı çekmektesin… Ben de aynı şekilde sinirli ve acı çekmekteyim… Aramızdaki gerginliği düzeltmek için bir süre birbirimizden ayrı bulunarak sakinleşmeyi gerekli görüyorum… Böyle bir ara ile sakinlik oluşmadıkça sıkıntının ortadan kalkmasına imkan olmadığını anladım… Kasada emrinde bulunan parayı yanına al… Seyahatin ve tedavin sırasında masraf edersin… Huzur ve sakinlik dilerim… Gazi Mustafa Kemal…”
Aradan aşağı yukarı 15 gün geçer… Gazi, kesin kararını vermiştir, boşanacaktır… Latife Hanım’a son kez 5 Ağustos 1925’te şu satırlarla veda eder:
“Uşakızade Latife Hanımefendi’ye, Muhterem Hanımefendi, İki buçuk senelik ortak hayatımızda bende oluşan kesin izlenimlerime göre, bu hayatın devamına çalışmakta bilhassa sizin için mutluluk imkanı bulunamayacağına yakinen ve kesinlikle kanaat getirdiğimden, sizi serbest bırakmayı uygun buldum… Talaknameyi (boşanma kağıdı) takdim ediyorum efendim… Türkiye Reisicumhuru Gazi M. Kemal…”
Gazi, bir mektup da Latife Hanım’ın İzmir’deki ailesine yollar… O da çok zarif bir nottur; sadece “Yollarımızın ayrılması gerekiyor” der… Ancak, Atatürk…İnanır mısınız ? “Boşanıyorum” diyerek, aynı gün Hükümeti bile bilgilendirir…
“Başbakanlık Makamı’na, Uşakızade Latife Hanımefendi Hazratleri ile iki buçuk seneden beri devam eden hayatı izdivaciyemize (evlilik hayatımıza) hitam (son) vererek birbirimizden ayrılmaya karar verdik… Mişarünileyhaya (hanımefendi’ye) 5 Ağustos 1925 tarihiyle talakname (boşanma kağıdı) takdim ettim… Keyfiyeti (durumu) hükümetin ıttılaına (bilgisine) arz ederim efendim… Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal…”
Gazi Mustafa Kemal ile Latife Hanım, bir daha hiç yan yana gelmediler… İzmirli Latife Hanım’ın, evliliği sırasında “çocukluk yaptım” diye adlandırdığı davranışlarından dolayı, sonradan çok pişmanlık duyduğu bilinir....
https://m.facebook.com/turkhars/about/?_rdr https://turkhars.blogspot.com.tr/?m=1
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hz. Muhammed (SAV) Türk mü?
TÜRKLER ASKERİ BECERİLERİ SAYESİNDE HER YERDE ADINDAN SÖZ ETTİRMİŞTİR. İŞTE KÂBE İÇİN GÜVENLİK SAĞLAYAN TÜRK AİLESİ: HAŞİMİ OĞULLARI. BU B...
-
Bizler en az 10000 yıllık tarih, kültür ve dili olan Türk milletiyiz. Hz.Nuh evlâdı Yasefin oğlu olan Türkleriz yani Hz. Nuhun torunu olan T...
-
TÜRKLER ASKERİ BECERİLERİ SAYESİNDE HER YERDE ADINDAN SÖZ ETTİRMİŞTİR. İŞTE KÂBE İÇİN GÜVENLİK SAĞLAYAN TÜRK AİLESİ: HAŞİMİ OĞULLARI. BU B...
-
Çok uzun ama, tarihe meraklı arkadaşlar ve herkes okumalı. Atatürk'ün 4 ciltlik tarih kitaplarında ne vardı; niye kaldırılmıştı? Kimi ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder