İkisi de bilinçli ayrıştırıcı ağızlardır. Biri der ki Atatürk ilah değildir, diğeri de der ki Atatürk ilahtır. Atatürk ne ilahtır ne de dinsiz bir insandır. Bunların ödevleri aynı öğretmenler tarafından verilir. Zamanlama olarak benzer zamanlarda da ifade edilir. Sözleri ayrıştırıcıdır.
Atatürk için şu ifade edilebilir ki Anafartalar kahramanı Başbuğ, Türk'ü, Türk tarihini, Türk kültürünü ve Türk milletini seven iyi bir vatanseverdir, Türk ile ilgili her şeyi seven; aynı zamanda tüm dinlere, tüm inançlara, tüm milletlere, tüm degerlere, tüm kültürlere, tüm düşüncelere saygılı bir insandır. Şunu da ifade etmek lazım ki kendini Türk kültüründen hissetmeyenlerin bile saygı duyduğu bir vatanperver olduğu kadar, pekçok dindardan daha çok da Müslümandır, keza inancsızların, ataislerin, Müslüman olmayanların bile saygı duyduğu tüm inançlara saygılı duran bilim Müslümanıdır. Öyle bir insandır ki hem Türk kültüründen hem de İslam inancından olmayanların dahi hayran olduğu bir insandı. Ama durum ortada. dini anlamda ya Allah ile aldatılıyoruz, ya da milli anlamda Atatürk ile aldatılıyoruz.
Atatürk'ün adı veya Kemal Atatürk kavramı, Mustafa Kemal Atatürk öldüğü günden bu yana hem sağcı olduğunu söyleyen gruplar tarafından hem solcu olduğunu söyleyen gruplar tarafından kullanıldı. Hem laik olduğunu hem dindar olduğunu söyleyen gruplar tarafından kullanıldı. Hem....
Böylece 1938 yılından bu yana İnsanlarımız Amerikan, Yahudi ve İngiliz projeleri çerçevesinde kültür mühendisleri tarafından ikiye ayrıldı. Sahte sağcı, sahte solcu, sahte Sünni, sahte Alevi, sahte laik, sahte dindar, sahte ocu, sahte bucu....Anlayacağınız 1938 yılandan bu yana ayrıştırılıyor ama ne hikmetse birleştirilemiyoruz. Farklılıklar ortaya çıkarılırken, benzerlikler ifade edilmiyor; sahte kavramlar oluşturuluyor, bu kavramlar ile karşı karşıya zıt gruplar birdenbire biraraya getiriliyor. Sahte sol oluşturulup karşısına sahte sağ, sahte Sünni grupları karşısına sahte Alevi; kominist sözcüğünün karşına faşist sözcüğü konuluyor; milliyetçilik kavramı yerini faşist kavramına bırakıyor;, faşist kavramının karşısı anti -faşist kavramı konuluyor; OCULUK-BUCULUK ile insanlar birbirine kırdırılıyor. İşin aslı budur. Bu iki kültür mühendisi anlayacağınız birer kültür mühendisidir.
Biri der ki Atatürk ilah değil, diğeri de derki Atatürk ilahtır. Bunların ödevleri aynı öğretmenler tarafından verilir. Zamanlama olarak benzer zamanlarda da ifade edilir.
İnsanlık düşmanı Amerika ve kalemşörlerine; İsrail'e, İngiltere'ye, Küresel Kraliyet Örgütüne, veya başta Türkiye'yi, ardından tüm insanlığı tehdit eden Pkk, Feto, Asala, Eoka ve Deaş gibi Amerikanın kurdurduğu ve ihtiyacına göre kullanmak üzere başta Ülkemiz olmak üzere tüm dünyada terör estiren, katliamlar, tecavüz, suikastler düzenleyen, dini ve milli değerleri yok etmeye çalışan İnsanlık düşmanı örgütlere ses çıkarmazlar bu sahte kavram mühendisleri.. Bu yüzden ayrıştırıcı her şeyi şikayet etmek lazım. Ayrıştıran tüm sahte şeyler bir plan...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder