3 Şubat 2019 Pazar

IMF VE BAĞIMLILIK

Ekim 1999 ayında Başbakan Bülent Ecevit, Ünlü ABD gezisinde (amaç Dünya Bankası ve IMF'den ağır imtiyazlar vererek de olsa borç almak)Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn'dan randevu talep etti.  Wolfensohn ise randevu yerini Bankanın Vaşington'daki merkez binası gösterdi. Bu davranış diplomatik bir  sıkandaldı ve ülke saygınlığı adına trajediydi. Amerikalı Senatör Joseph Biden, merkez binada herkesin gözü önünde Ecevit'e : "Siz Amerika'ya muhtaçsınız; ancak Amerika'nın Size ihtiyacı yok. Kredi ihtiyaçlarınızın olduğunu biliyorum. Kıbrıs sorununu çözün, istenilenleri yerine getirin, Size yardımcı olalım. Aksi taktirde hiçbir yere varamazsınız."dedi.1

Atatürk'ten sonra gelinen noktayı  Bülent Ecevit'in kendisine karşı yaptırdığı saygısızlık, küçük düşürme ve aşağılama net gösteriyordu. Atatürk'ün dışarıdan yardım ve borç almadan kendin kendine büyüme ilkesi çöpe atılmıştı. Öyle ki Atatürk Devlet idaresinde bağımlılık doğuracak hiçbir anlaşmaya ve taahhüde girmemiş ve girilmesine de izin vermemişti.

Hatta bu anlamda 1921 yılında Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey Ankara'ya danışmadan Lozan'da kendi kafasından İngiliz ve Fransız hükümetleri ile imtiyaz sözleşmeleri imzalamıştı. Bunu öğrenen Atatürk, Bekir Sami Bey'in yaptığı tüm imtiyaz sözleşmelerini geçersiz saymış ve Bekir Sami Bey'i Bakanlıktan el çektirmişti. Ayrıca yaşamı boyunca Bekir Sami Bey'e hiçbir görev vermemişti. Çünkü bağımlılık beraberinde itibarsızlaştırmayı da getirirdi. Ülkenin uydu bir devlete dönüşmesine de hizmet ederdi. Keza bu konuda şunları söylüyordu : "Dışarıdan insaf ve yardım dilenmek gibi bir ilke yoktur. İnsaf ve yardım dilenciliğiyle ulus ve devlet işleri görülmez. Millet ve devletin onuru ancak bağımsız olmak ile sağlanır."2  Durum buymu.

Atatürk 'ten sonra her gelen ocu-bucu farketmez kendi içinde dışarıya bağlı kalmadan büyüme ve bağımsız kalma prensibini görmek istenmedi, kolay olanı seçti: İnsaf ve Yardım.

1- 01.10.1999, Hürriyet.

2- Doğan Avcıoğlu, Milli Kurtuluş Tarihi, İstanbul Yay., 3. Cilt, 1974, s.1638

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hz. Muhammed (SAV) Türk mü?

TÜRKLER ASKERİ BECERİLERİ SAYESİNDE HER YERDE ADINDAN SÖZ ETTİRMİŞTİR. İŞTE KÂBE İÇİN GÜVENLİK SAĞLAYAN TÜRK AİLESİ: HAŞİMİ OĞULLARI. BU B...